Ana Sayfa
  Robotlar
  Bilim Haberleri
  Bilim Adamları
  Teknoloji Haberleri
  Teknoloji ve Tasarım
  Büyük Buluşlar
  Zeki Olma Yolları
  Bunları Biliyormusunuz
  Testler ve Zeka Oyunları
  Videolar
  İletişim
 

Popüler Başlıklar
 

İlginç buluşlar
Kullanışlı bir icada benziyor
Portakal kabuğundan mumluk yapımı
Zihni sinir projeler
Yeni buluşlar
2 Pet Şişe ve 1 Çoraptan Ne olur?
Çengelli iğnelere ile yapılmış bileklik
Poşetlerden harika tasarımlar
İlginç tasarım
(video)Kibrit çöplerinden harika ev yapımı
ilginç fikirler
Zarif bir çöp kutusu tasarımı
Elektrik motoru yapımı
Pet şişelerden ne yapalım
(video) Kalemlerden müzik aleti yapımı
ilginç kalem
Günlük hayat ta kullanacağımız birbirinden ilginç tasarımlar
Mutfak için 15 buluş
Gerçekten harika tasarımlar
İlginç icat
 


 
 

İlginç Buluşlar
 

Yeni nesil yazıcı
Sadece güneşi engelle
Yeni nesil damga
Liseli mucitin büyük başarısı
Gaziantepli mucitten müthiş buluş
Çin sonunda bunu da yapacak
Boyun ağrısı çekenlere
Eğlenceli buluşlar
Suriyeli mucitten engellileri sevindirecek icat
Görmeyen vatandaşlar için içeçek bardağı
Güneş enerjili çamaşır makinası
İlginç fikir
Erkeklere göre dünyanın en önemli 10 icadı
Simit makinesi birinci oldu
Havadan elektrik elde ettiler...
 


İlginç Menü
  Bir ilginç kitaplık daha
İlginç bir çocuk arabası
Bagajlarınızı kolayca tartın...
Birbirinden ilginç motorsiklet tasarımları
ilginç sedye
H2Orb evinizde olabilecek su sızıntılarını tespit edebiliyor.
İlginç kirpikler
Taşınabilir pisuar
Bebeğinizin ateşi çıktığında renk değiştiren kıyafet
Bu fener idrar ile şarj olan piller kullanıyor
İlginç helikopter
İlginç bir resim albümü
Üstsüz Terlikler
Bir ilginç buluş daha
ilginç raf tasarımları

Zeki Olma Yolları
 
      Geçmişi yeniden yaşamak


1934 yılıydı. Kanadalı nörolog Wilder Penfield az sonra gireceği bir beyin ameliyatı için son hazırlıklarını da tamamlamıştı. Operasyon sırasında epileptik kadın hastasının duyma ve konuşma yetilerinden sorumlu temporal korteksinden bir parça alınacaktı. Ameliyat başlamadan önce hastaya sınırlı uyuşturma (lokal anestezi) uygulandı. Dolayısıyla bilinci yerindeydi, ancak operasyonun uygulanacağı bölgede acı hissetmeyecekti. Dr. Penfield epilepsi ameliyatları konusunda oldukça deneyimliydi. Hastalar bu ameliyat sırasında doktorla konuşabiliyor, sorduğu soruları yanıtlayabiliyorlardı. İlginç olansa, böylesi bir diyalogun beynin yalnızca bu bölgesi operasyon geçiriyorken gerçekleşebilmesiydi. Doktor, bu beyin bölgesinin niçin bu denli "özel" olabileceği konusunda her geçen gün daha da fazla kafa yormaya başlamıştı.


Beyinde temporal kortekse uygulanacak elektriksel bir uyarım hastaların geçmişteki sıradan olayları en ince detaylarına kadar yeniden yaşamasını tetikliyordu.

Ameliyat başladığında, Dr. Penfield'i oldukça şaşırtan bir gelişme yaşandı. Kadın hastası, beyin ameliyatı masasında bebeğini doğurduğu ana geri dönmüş olduğunu iddia ediyordu. Öyle ki, bu bir anıyı hatırlama gibi değildi. O anı yeniden yaşamıştı, tüm o duygusal patlamaları, acıları ve duyusal hisleriyle. Dr. Penfield, bu bulgunun psikiyatri alanında çığır açacağını düşünmüştü. Ne de olsa kişilerin geçmişte yaşadıkları olayların hâlihazırdaki ruhsal durumlarını nasıl da etkileyebileceğine dair fizyolojik bir ipucu elde etmiş olabilirdi. Bu etkiyi yalnızca kendisi araştırabilmek ve işleyişi derinlemesine çözebilmek adına konuyla ilgi olarak tam 20 sene boyunca bilim dünyasına tek bir kelime bile etmedi. Ta ki 1954 yılında bir sunumunda bulgularını kendisi gibi doktor arkadaşlarıyla paylaşana dek... Penfield konuşmasında temporal kortekste yaratılacak elektriksel bir uyarımın geçmiş deneyimleri uyandırdığını ve akan bir nehir gibi bilince taşındığını anlatmıştı. Hastalar, geçmişlerindeki herhangi bir zaman dilimini tüm detaylarıyla yeniden yaşıyorlardı. Bu deneyim, beyne yerleştirilen elektrot geri çekilene kadar sürüyordu.

Bu bulgu gerek tıp, gerekse psikoloji dünyasında büyük bir heyecan uyandırdı. Dr. Penfield, hayatımız boyunca bilincimiz yerindeyken yaşadığımız her bir olayın en ince ayrıntılarına kadar sinirsel olarak belleğimize depo edildiğine inanmaya başlamıştı. Çünkü gerekli beyin uyarımı yapıldığında değil yalnızca olayları, o olaylar sırasında hissettiğimiz duyguları bile yeniden yaşayabiliyorduk. Öyleyse hiçbir şey unutulmuyordu. Her şey, zihnimizde bir yerlerde kayıtlı tutuluyordu.


Sinir sistemimiz hayatımız boyunca yaşadığımız her anı tüm detaylarıyla saklı tutabilir mi?

Penfield'in bulguları yorumu şüphe uyandırmıştı. Çünkü sinir sistemi kapasite itibariyle sınırlıydı ve kişinin tüm yaşamı boyunca yaşadıklarının böylesi ayrıntılı kayıtlarını tutabilmesi mümkün değildi. Dahası sonradan yaptığı çalışmalar, konuyu başka bir platforma taşıdı. Bir ameliyat sırasında beyninde belirli bir nokta uyarılan hasta kavga eden bir adam gördüğünü söylemişti. Aynı nokta tekrar uyarıldığında gördüğüyse yol boyunca yürüyen bir adam ve köpek olmuştu. Penfield, hastaların yaşadıkları bu deneyimin psişik bir sanrı ya da algısal bir yanılsama olabileceğine ancak geçmişe dair kaydın yine de temporal kortekste, bu bölgeyle ilişki içerisinde bulunan hipokampüste ya da bu alanlardaki gri maddede tutulduğuna inanmaya başlamıştı. Olaylara dair yargılara gerçekleştikleri sırada varılıyor, daha sonra zihne gelen yeni kayıtlar geçmişteki bu bilgilerle karşılaştırılıyordu. Dr. Penfield'in bulguları yalnızca tıp alanında değil, bilişsel psikologlarca da yıllarca tartışıldı. Bugün, belleğin sınırlarına ve sistemin nasıl işlediğine dair çalışmalar halen sürüyor.

Kaynak: http://primal-page.com/penfield.htm

Bookmark and Share
 


 
E D İ T Ö R Ü N  S E Ç T İ K L E R İ



© Copyright 2008 Teknoloji ve Bilim
Add to Google   Subscribe with Bloglines    Windows Live Alerts   RSS  RSS  m.teknolojivebilim.com